Yazmak, su içmekle aynı kısımda evet; ikisi de gerçekten kişisel ihtiyaçlar.
Yazmanın bendeki yeri Maslow’un İhtiyaçlar Piramidi’nde en aşağılarda bir yerde; temel ihtiyaçlar kısmıyla doğrudan bağlantılı.
Uzun süredir sistemimdeki suyu içiyormuşum da, takviye bir su alamıyormuşum gibi hissediyorum.
Evet, yazmak bir takviye gibi.
Ve ben dehidrasyon yaşamış, kendimi oldukça susuz bırakmış gibi hissediyorum.
İşe güce, birçok şeye yetişeceğim diye kimliğimi tanımlamaktan da öte; temel gereksinimim olan bir şeyi, dikkat dağıtmamak adına erteledim durdum.
Bunun planını da bir iş kurarken yaptım.
İki üç sene sonra yazmaya tekrar daha iyi devam edeceğim diye kendimi öğütledim.
Ve o vakit geldi.
Yazıyorum.
Hem kendime olan sözümü tutabilmek hem de ihtiyacım olan H₂O’ya; suya ve oksijene, yani fresh bir nefes alabilmeye kavuşmanın heyecanıyla bu kişisel blog sayfamı oluşturdum.
Her şey için aşırı uğraştığımız bu pek kıymetli, inanılmaz öğretici, tadından yenmez şu canım dönemde; elbette ki bu sayfaya bir şeyleri özgürce yazabilmek için zaman bulabilmem, dahası yaratabilmem de gerekli.
Dilerim emeklerin karşılığını alabildiğimiz, yapmak istediğimiz şeye biraz daha alan açabildiğimiz zamanlara yakınızdır.
Belki bugün, belki yarın.
(burası hâlâ biraz ironik)

